İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ YAYINEVİ

userİNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ YAYINEVİ
 Giriş
AnasayfaKategoriler0Sepetİletişim

İslam tarihinde ilk cami, Hz. Peygamber (sav)’in Medine’ye hic-
ret etmesiyle birlikte inşa edilmiştir. Bizzat Resulullah’ın öncülü-
ğünde ve denetiminde yapılan bu cami, ilk Müslümanlar için hem

bir ibadet yeri hem diğer çalışma ve toplantıların yapıldığı ortak bir

mekân olmuştur. Müminler bu camiyi merkez alarak şehri ve ko-
numlarını ona göre düzenlemişlerdir. Bu tarihten itibaren cami; bir

taraftan Allah’ı anmak, O’na ibadet etmek diğer taraftan toplumun
eğitim, sosyal, kültürel, milli ve manevi hayatını disipline etmek gibi

önemli bir rol üstlenmiştir. İslam coğrafyasının büyümesi ve geliş-
mesiyle orantılı olarak camiler, sonradan ilave edilen kubbe, mi-
nare, tezyinat, medrese, aşevi, barınma, ticari üniteler ve temizlik

mekânlarıyla birlikte külliyeye dönüşmüş ve büyük bir medeniyetin
temelini oluşturmuştur.

Emeviler ve Selçuklular döneminde yapımı devam eden cami-
ler, Osmanlı yönetiminde zirve yapmıştır. Osmanlı; doğu, kuzey, batı

ve güneyde hüküm sürdüğü topraklarda, sultan ve hanedan başta

olmak üzere hayır sahipleri veya vakıflar aracılığı ile şehrin en mer-
kezi yerlerinde inşa ettikleri camilerle İslam dünyasında görkemli

bir medeniyetin temelini atmıştır. İnsanlık tarihi, kamu vicdanı ve
bir bölümü ayakta olan bu eserler olayın en büyük şahitleridir. Cami
yapımını bir ibadet ve aşk olarak benimseyen Anadolu insanımız

da, cumhuriyet döneminde aynı heyecanını arttırarak sürdürmüş-
tür. Bu gayret sonucunda ülkemizdeki cami sayısı yüz bin sınırını

aşmıştır. Yine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın

öncülüğünde halkımızın katkılarıyla yurt dışında; Tokyo, Washin-
gton, Köln, Aşkabat, Bişkek, Bakü, Tiran, Moskova ve Lefkoşe gibi

bazı önemli merkezlerde her biri, birer şaheser olan camiler yapıl-
mış ve ibadete açılmışlardır.

Bülten Kaydı

Bültenimize kaydolun avantajlardan yararlanın