İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ YAYINEVİ

userİNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ YAYINEVİ
 Giriş
AnasayfaKategorilerSepetİletişim

İnsanlık tarihinin düşünce serüveninde toplumlar, kendilerinden önceki kültür ve medeniyetlerden hâsıl olan düşüncelerden etkilenmişlerdir. Bir kısım etkileşimler, Bîrûnî’nin (ö. 1061) Hindistan seyahati esnasında gözlemleri sonucunda yazdığı eserlerindeki bilgiler gibi seyahatler yoluyla düşünce ve geleneklerin aktarılması şeklinde olmuştur. Bunun yanı sıra savaşlar ve fetihler nedeniyle de medeniyetler birbirlerinden etkilenmişlerdir. Bunun en büyük örneği, Büyük İskender’in (M.Ö. 356-323) Doğu seferiyle ortaya çıkan, Doğu ve Batı düşünce dünyasını etkileyen Helenizm gibi ya da İslam ordularının İran ve Anadolu fetihleri sonucunda karşılaştıkları düşünceleri benimsemeleridir. Ayrıca sonradan din değiştirip Müslüman olan ve düşüncelerini kısmen birlikte getiren diğer din mensuplarının sahip oldukları düşünceler ve gelenekler de bu etkileşimi ortaya çıkaran diğer bir örnektir. Bu zikredilenlerin yanı sıra etkileşimin önemli ayaklarından biri olan ve çalışmamızın konusunu teşkil eden bilimsel ve felsefî kitap tercümeleri de düşünce ve medeniyet aktarımında önemli bir yer tutmaktadır. Tercüme hareketinin yalnızca bir milletin ilmî birikiminden veyahut belirli bir kültürün, medeniyetin mirasından faydalanmak şeklinde algılanmaması gerekir. Nitekim İslam dünyasında başlayan felsefî ve diğer ilmî disiplinlere yönelik tercüme hareketlerinin birden çok (Yunan, İran ve Hint gibi) farklı kültür ve medeniyetleri kapsadığı görülmektedir. Tercümeler döneminde İran düşüncesi ve bu düşüncenin Farsça üzerinden aktarılmasını konu alan çalışmamızda felsefî tercümelerin İslam dünyasına intikalinin nasıl gerçekleştiği kısaca incelenecektir. Tercüme dönemlerinde yaygın olarak bilim dili Arapça olsa da felsefî ve edebî eserlerde Farsçanın da kullanıldığı ve bu dilden aktarılan felsefî kaynaklardan da etkileşimin olduğu bilinmektedir. Her ne kadar Farsça dili ırksal anlamda köken olarak Fars ırkını çağrıştırıyorsa da bu dilde yapılan bilimsel ve felsefî çalışmalar zikredilen coğrafyada yaşayan diğer milletlerin de kültürünü, medeniyetini ve düşünce dünyasını yansıtmaktadır. Zira İran coğrafyası diye bilinen bölgede birden çok milletin yaşadığı ve bu unsurların da Farsça dilini kullandıkları unutulmamalıdır. Bu bağlamda İslam felsefesinin ortaya çıkış serüveninde etkilendiği dil, kültür ve medeniyetlerden biri olan İran düşüncesi ve Farsça üzerinden aktarılan felsefî gelenek çerçevesinde ele alınan çalışmamızda tüm literatürü taramaya sınırlılıklar çerçevesinde imkân olmadığı için konuya özetle değinilecektir.

Bülten Kaydı

Bültenimize kaydolun avantajlardan yararlanın